Siradisi Olaylar




HAYAT İLE ÖLÜM ARASINDAKİ İNCE CİZGİ


İstanbul’un Avcılar semtinde bir vatandaş, o unutulmaz 17 Ağustos 1999 depreminden önce,
aynı semtten bir ev satın almaya karar verir. Uzun aramalardan sonra satılık bir ev beğenir ve
ev sahibi ile pazarlıkta anlaşarak evi satın alır.

Fakat nedendir bilinmez, bir müddet sonra evi almaktan vazgeçen adam, evi satın aldığı şahsa
gidip, durumu anlatarak parasını geri ister. Satıcı da anlayış göstererek aldığı parayı iade eder.

Meselenin bundan sonrası ise insanın kaderinden kaçamayacağını gösteren ibretlik bir hadisedir.
Adam, Ağustos Depremi’nin artçı sarsıntıları devam ederken, yine bir artçı sarsıntı sırasında
almaktan vazgeçtiği evin önünden geçmektedir. İşte tam o sırada, ev üzerine yıkılır ve
adamcağız enkazın altında kalarak hayatını kaybeder…

 

FOTOĞRAF ŞAKASINDAN GERÇEĞE

Yaz sezonunda arkadaşlarıyla birlikte Bozcaada'da tatil yapan Burak Öztunç, burada bir hurda araba görünce, hemen aklına bir espri gelir. Genç adam, arabanın içine girip sağ arka koltuğuna oturur ve ölmüş gibi poz vererek fotoğrafını çektirir.

Burak, tatil dönüşünde bu fotoğrafı arkadaşlarına gösterip şaka yapacak ve “Trafik kazası geçirdim ve öldüm. Bakın bu da ölümümün fotoğrafı... Ben aslında bir hortlağım” diyecekti…

Derken tatil biter ve Burak memleketine döner. Kısa bir süre sonra, Ramazan Bayramı vesilesi ile Burak ailesi İzmir'e gitmeye karar verirler.

Otomobili Burak'ın babası kullanıyordu. Manisa-Kırkağaç girişinde bir süre mola veren aile, biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyuldular. Yola çıkalı henüz birkaç dakika olmuştu ki, önlerine aniden bir yaya fırladı. Baba Hikmet Bey, direksiyonu kırdı ama yayaya çarpmayı engelleyemedi.

Kazanın etkisiyle Hikmet Bey direksiyon hakimiyetini kaybetti. Ön cam patladı ve araba dört takla atarak bir hendeğe yuvarlandı.

Burak tıpkı 7 ay önce şaka olsun diye çektirdiği fotoğraftaki gibi, arabanın arka koltuğunda oturuyordu. Görüntüsü de, fotoğraftakine çok benziyordu; bir farkla! Bu şaka değil, gerçek bir görüntüydü ve kan ile renklenmişti. Fotoğraf şakası ne yazık ki, gerçek olmuştu.


 
CHALLANGER: MEYDAN OKUYUCU

“Allah kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.” (Kuran-ı Kerim, Lokman, 1 )

Her alanda dünyanın en büyük süper gücü olduğunu ortaya koymaya çalışan ABD, uzay çalışmalarında da üstünlüğünü perçinlemek için giriştiği uzay yarışında, 1986 yılında "Challanger" uzay mekiğini hazırladı.

NASA tarafından hazırlanan ve adına da kendi 'büyüklüklerinin bir nevi ifadesi olan ‘Meydan Okuyucu’ manasına gelen Challanger, projesi dışarıdan bakıldığında göz kamaştırıyordu.

Zamanın ABD Başkanı Ronald Reagan, bu uzay mekiğine, dünyaya ‘işte biz böyle süper gücüz’
diyebilmek için bu ismi seçmişti.

Uçuş programı da öyle ayarlanmıştı ki, o gün Başkan Reagan, Senato'da konuşma yaparken mekik fırlatılacak ve binlerce kişi arasından seçilip uzaya gönderilen bir ortaokul öğretmeni hanımla Başkan bir konuşma gerçekleştirilecekti.

Ama planlar tasarlandığı gibi gerçekleşmedi. Çünkü insanların yaptıkları planların ötesinde Mutlak ve Sonsuz Kudret Sahibi'nin planı farklıydı.

Tarihin ibret penceresinden görünen oydu ki, nice üstünlük taslayanlar, büyüklükleriyle kibirlenenler küçük bir sinekle veya karınca ile hatta görünmeyen bir mikropla yıkılıp gitmişlerdi.

Evet, tarih misliyle tekerrür ederek burada da aynı şey cereyan etti; her şeyin mükemmel işlediği
zannedilirken, asrın teknolojisi yüz binlerin gözleri önünde kaderin tecellisiyle, kalkışından 72 saniye sonra bir patlamayla paramparça oldu.



AMELİYAT EDİLEN HASTAYA YUMRUK

Japonya'nın Shiga kentindeki üniversite hastanesinde lokal anestezi altında ameliyat edilen bir hasta, kıpırdayarak ameliyatı aksatınca, ameliyatı yapan pratisyen doktordan sıkı bir yumruk yedi.

Ameliyat edilirken rahatsız olup ameliyatın durdurulmasını isteyen ve huzursuzca kıpırdayan hasta, doktorun, ''Kıpırdama ve çeneni kapat'' uyarısı eşliğinde gelen sert yumruğu karşısında neye uğradığını şaşırdı.

Yumruk sonrası ameliyat yarıda kesildi. Hastane yönetimi tarafından kendisinden ve ailesinden defalarca özür dilenen hasta 5 gün rapor aldı.



HAMİLE OLDUĞUNU ANLAMADAN 7 AY BASKETBOL OYNADI

23 yaşında bir Brezilyalı kadın basketbolcu, hamile kaldığını anlamadan 7 ay boyunca takımıyla turnuvalara katıldı.

Silvia Cristina Gustavo Rocha isimli genç sporcu, hamile olduğunu, 7 aylık prematüre bebeğini dünyaya getirmeden sadece 3 gün önce, karnında bir ağrı hissedince göründüğü doktordan öğrendi.

Bebeğine Louis Ferdinand adını koyan genç anne, duygularını, ''Hamile kaldığımı hiç düşünmemiştim. Sadece biraz kilo aldığımı düşünüyordum'' diye dile getirdi.


BLAIR'İN KOZMETİK GİDERLERİ, İNGİLİZ KADINLARININ 2 KATI

İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, olduğundan genç ve dinç görünmesinin nedeni ortaya çıktı: Başbakanın güzellik ürünlerine harcadığı paranın, bir İngiliz kadının ortalama kozmetik giderinin neredeyse iki katı olduğu açıklandı.

Blair'in son altı yılda 2000 sterline yakın kozmetik harcaması yaptığı, buna karşılık, İngiliz kadınlarının güzellik ürünlerine yıllık 200 sterlin civarında harcadığı belirtildi.

Geçen mayıs ayında yüzü alışılmadık biçimde bronz görünen Blair, nisan ayında evinin bahçesinde güneşlendiğini, yüzünün bu şekilde yandığını söylemişti. İngiltere, yazları bile güneşe hasret olmasıyla biliniyor.


BİR YILDIR YIKANMAYAN KOCASINDAN BOŞANMAK İSTEDİ

İran'da Mina adında bir kadın, 8 yıllık kocasından, bir yıl boyunca yıkanmadığı ve pis koktuğu için boşanmak için mahkemeye başvurdu. 36 yaşındaki kadın mahkemede, kocasının kokusundan sadece kendisinin değil, çocuklarının ve iş arkadaşlarının da şikayetçi olduğunu, hepsinin ondan iğrendiğini söyledi. Kocasının kendisine, sudan nefret ettiğini, o nedenle banyo yapmayı reddettiğini söylediğini ifade eden kadın, kendisinin ise günde 3 kere banyo yaptığını ve her 5 dakikada bir ellerini yıkadığını belirtti.



İNTERNETTE AŞIK OLDULAR, İLK BULUŞMALARINDA BİR DE BAKTILAR Kİ KARŞILARINDA ESKİ KARISI, ESKİ KOCASI

Ürdün'de, internette sohbet ederek birbirlerine aşık olan bir kadın ve bir erkek, ilk buluşmalarında, ''ruh ikizleri'' olarak gördükleri kişinin ayrıldıkları eşleri olduğunu görünce şaşkına döndü.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış olan ve takma isimlerle siber dünyada kendine eş arayan kadın ve erkek, ilk buluşmalarında karşılarında birbirlerini görünce hayal kırıklığına uğradı. İnternet dünyasının ''sanal'' bir aşkı daha böylece başlamadan bitmiş oldu.



MİNİ BARLI VE DVD ÇALARLI CENAZE ARABASI

Avustralya'da bir cenaze levazımatçısı, ''müşterilerine'', mini barlı ve DVD çalarlı cenaze arabası hizmeti sundu. Girişimci, yakınlarını son yolculuğuna uğurlayanların, mezarlık yolunda ''sıkılmamaları'' için 10 kişilik aracı bu şekilde donattığını açıkladı.

Girişimci, mini barlı ve DVD çalarlı araca daha çok Vietnamlı, Çinli ve İtalyan ailelerin rağbet ettiğini de belirtti.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=